ÖZGÜR DUR ; KALBİN GENİŞLESİN !

Etkinlik ile reform arasındaki 6 fark
27-11-2017

Ali AYDIN

 

Bir yandan eğitim kültür bahsinde mütemadiyen yetersizliğimiz konu ediliyor bir yandan da etkinlikten etkinliğe koşuyoruz. Salon toplantıları, anma programları, ödül törenleri, sohbetler, konferanslar, seminerler, çalıştaylar... Kamu kurum ve kuruluşlarımız, Belediyelerimiz, STK’larımz seferber… Baş döndürücü müthiş bir hareketlilik var.

Faaliyet alanı eğitim ve gençler olan başta Milli Eğitim Bakanlığı, Gençlik ve Spor Bakanlığı, sayısal açıdan azımsanmayacak etkinlik haberleri ile medyada kendilerine yer buluyorlar. Ortaya konan gayret ve emekleri tahfif etmek aklımızın ucundan bile geçmez. Ne var ki dünyanın aldığı yeni hâl amaçlarımız ile araçlarımız arasındaki uyumu, benimsediğimiz yöntem ve tekniklerin nereden gelip neye hizmet ettiklerini sorgulamamızı gerektiriyor. Onca çabaya, gayrete, sarf edilen enerjiye rağmen içerik zenginleşmiyor, nitelik artmıyor ise neyi nasıl yaptığımıza bakmamız icap ediyor.

21.yüzyıl toplumlarının hiperaktiviteden muzdarip birer performans toplumuolduklarını söyleyen  düşünür Byung-Chul Han’ın bunu laf olsun diye söylemediği aşikâr.  Kültürel etkinlik kültüre engeldir, diyen bir yazar olarak eğitim dünyamızdan kültür hayatımıza uzanan bir sahada fetiş-faaliyet, bir performans gösterisi haline gelen “etkinlik” ile sorunlarımızın çözümü için ufukta bir türlü belirmeyen “reform”  arasındaki 6 farkı sizler için derledim. 

1-Etkinlik için paraya, reform için ise kafaya ihtiyaç vardır.

Etkinlik için etkinliğin gerçekleştirileceği bir salona, etkinliğin süresine göre katılımcıların ve davetlilerin konaklama masraflarının da karşılanacağı 5 yıldızlı bir otele ihtiyaç vardır. İklimi ve denizi dikkate alındığında Ege ve Akdeniz Bölgesi otel tercihinde bir adım öndedir. Etkinlikte sahne alacak medyatik bir yüz medyatik bir ilgiyi de garanti altına alacağı için medyatik yüzün alacağı sahne ücreti dert değildir. Koskoca kurum kaz gelecek yerden tavuğu esirgeyecek değil ya! Dolayısıyla etkinlik ancak para ile icra edilebilir. Reform için ise önce kafaya ihtiyaç vardır. Reform yapılacak alanda birikim ve dert sahibi olan kafaları bulmak para bulmaktan daha zordur. Velev ki öyle kafalar bulunsa bile onlara böyle bir işte müracaat edecek kafaların olması da gerekir.

2-Etkinlik için sarf edilir, reform için ise tasavvur edilir.

Bu ikinci fark birinci farkın doğal sonucudur. Masraflı olan etkinliğin gerçekleşmesi sarf edilecek bir meblağı zorunlu kılar. Sarf edilen etkinlik masrafları gösterişli tematik başlıklarla lansmanı yapılan etkinliğin finansman ayağını görünmez kılar. Muhtemel bir; “Bunun için bu kadar para harcamaya değer mi?” sorusu da daha baştan etkinliğin gösterişli başlığı ile preslenmiş olur. Reformun gereksinimi ise tasavvur edebilmektir. Muhayyilesi olmayan adamlardan ne reformu bir ihtiyaç olarak hissedebilmeleri ne de reformu tasavvur edebilmeleri beklenir.     

3-Etkinlik göze hitap eder, reform ise ihtiyaca hitap eder.

Etkinlik fotojeniktir. Bir etkinliğin ardından geriye kalan en somut şey, sosyal medya paylaşımları için özenle çekilmiş 1000 fotoğraf ile 10000 özçekimdir. Reform ise göze hitap etmez; çünkü fikirler teşhire müsait değildir. Reformun muharrik unsuru düşüncedir, fikirdir.  

4-Etkinlik koşu bandında adımlamaktır, reform ise açık havada yürümektir.

Etkinlik birbirini tekrar eden bir sürü etkinliği takip eder. Tıpkı koşu bandındaki adımlar gibi. Bir hafta bitmeden yeni bir etkinliğin duyurusu yapılmıştır bile. Nasıl ki koşu bandındaki adımların niyeti bir yere gitmek değilse etkinlik ile de gidilecek bir yer yoktur. Etkinlik başlar ve biter. Sonunda kendi kendini imha eder. Etkinlik bittiğinde geride hiçbir şey kalmaz. İtiraf edilmese de bir şeyin kalması da beklenmez zaten. Reform mevcut konumdan bir an önce ayrılma arzusu taşır.   

5-Etkinlik mış gibi yapmaktır, reform ise yapmak istemektir.

Etkinlik bir dostlar alışverişte görsün durumudur. Etkinlik bir şeyi yapmaktan çok yapıyor gibi görünmektir. Görüntü az çok verilebilmişse maksat hâsıl olmuştur, herkes dağılabilir. Sorun tespit edildikten sonra sorunu ortadan kaldırmaya dönük hamleler ise bir reform girişiminin meselesidir. Reformcu için mesele bir salon toplantısı ya da 1-2 gün deniz manzaralı bir otelde yapılacak çalıştayla halledilemeyecek kadar karmaşıktır. Her reform arzu edilen sonuca ulaştırmayabilir. Ne var ki bir şeyleri gerçekten değiştirmek istekliliğin sahici olup olmadığının geçerli bir alametidir.  

6-Etkinlik niceliğe taliptir, reform ise nitelik arayışıdır.

Etkinlik bir skor meselesidir. Başka bir deyişle meselesi skordan ibarettir. “Kaç tane etkinlik yaptınız? Kaç kişi geldi? Kaç kişi izledi?”,  türünden sorulara verilecek sayısal bir cevaptır. Örnek cevaplar şunlar olabilir; “Bir yılda 30 tane etkinlik yaptık, 20 bin kişi izledi.”… Reform ise arzu edilmeyen sonuçları bertaraf etmek için sürece yayılan hamleler bütünündür ve amacı sonuçların niteliğini değiştirmektir. Etkinliğin hedefinde ne yok ise reformun hedefi tam da odur. Etkinlik sonuçlara tesir etmezken reform sonuçları değiştirmeye muktedirdir. 1000 tane etkinliğin hiçbir şeyi değiştiremediği bir yerde bir tane reform çok şeyi değiştirebilir. Ancak nicelik saplantısının olduğu yerde kimsenin ardından yas tutmadığı maktul her zaman nitelik olacaktır. 

Önceki Yazılar
Yukarı