ÖZGÜR DUR ; KALBİN GENİŞLESİN !

Vergi Dilimi Zulmü Devam Ediyor


| |

 

Ağustos ayında yapılan Toplu Sözleşme Görüşmelerinde memura 2018 yılı için yüzde 4 + 3.5 oranında zam yapıldı. Enflasyonun epeyce altında kalan bu sözde artışın yarattığı şok ve hayal kırıklığı ile yetkili sendikanın memuru fakirleştiren ihanetinin yarattığı travma henüz geçmemişken Maliye Bakanlığı 2018 yılı gelir vergisi oranlarını açıkladı. Yaptığı göstermelik artıştan daha fazlasını vergi dilimi uygulamasıyla alan hükümet, zulme dönüşen bu uygulamada 2018’de de herhangi bir değişikliğe gitmeyerek zulmün artarak devamına karar verdi.

 

 

Maliye Bakanlığı tarafından 13 bin TL olan yüzde 15’lik ilk dilim sadece 14 bin 800 TL’ye çıkarıldı. Yani çalışanlar 14 bin 800 lira gelir elde ettiği anda vergi kesintisi yüzde 15’den yüzde 20’ye çıkıyor. Çalışanların brüt maaşları üzerinden yapılan vergi dilimi uygulaması sonucunda memurlar Temmuz ayında alacağı zammı iki ay öncesinden devlete vergi olarak ödemeye başlıyor. Yapılacak zam yüzde 4 iken vergi yüzde 5 artırılarak zam anlamsızlaştırılıyor ve çalışanın maaşı buharlaştırılıyor.

 

 

Geliri 34 bin lirayı bulduğunda da vergi ödemesi yüzde 7 daha artırılarak yüzde 27’ye çıkarılıyor. Yani Eylül ayı itibariyle yüzde 12’lik vergi artışı nedeniyle maaşının yüzde 27’sini devlete vergi olarak ödüyor. Bu da bir öğretmenin maaşından aylık yaklaşık 450 lira azalması anlamına geliyor. Toplu sözleşmede yarım puan vermemek için kırk dereden su getiren hükümet memurun cebindeki parayı her ay yüzde 12 oranında eksiltmekten imtina etmiyor. Yetkili sendika yarım puan artırmak için kamuoyuna mücadele ediyor görüntüsü vermektense sadece vergi diliminin yüzde 15’e sabitlenmesi maddesinde direnseydi en büyük kazanımı elde etmiş, memura yüzde 12 kazandırmış olurdu.

 

 

Yıllık enflasyonun ortalama yüzde 13’ü bulduğu, reel enflasyonun yüzde 20’leri geçtiği bir ortamda yüzde 4+3.5 zam oranıyla alay edilen memur ve emekli bir yandan enflasyona ezdirilirken diğer yandan da vergi dilimi operasyonlarıyla gizli yoksullaşmaya tabi tutuluyor.

 

 

Soruyoruz;

 

 

Ortalama bir memurun Nisan ayı itibariyle yüzde 20’lik dilime girdiği bu vergi dilimi rakamları ne baz alınarak belirleniyor? 14.800 lirayı 12 aya böldüğümüzde 1233 lira çıkıyor. Asgari ücretin aynı zamanda açlık sınırı olan 1603 lira olduğu memlekette maaşınızın 1233 lira olması gerekiyor ki ödediğiniz gelir vergisi yılsonuna kadar yüzde 5 daha artmasın. Hükümet yoksa asgari ücretten daha alt bir gelir grubu ihdas etti de onu mu baz alarak belirliyor vergi dilimi rakamlarını?

 

 

Vergiden bile vergi alan hükümetin (araba alımlarında ÖTV eklenmiş fiyat üzerinden KDV alıyor) artık çalışanları yolunacak kaz olarak görmekten vazgeçmesi gerekiyor. Toplu sözleşmelerde kılı kırk yarıyor zam vermiyor. Çalışanı enflasyona ezdiriyor. Refahtan pay koklatmadığı gibi her geçen sözleşmede biraz daha fakirleştiriyor. Büyük şirketleri vergi aflarıyla ihya ederken memuru, en fazla yüzde 15 ödemesi gereken gelir vergisini yılın ilk dört ayından sonra yüzde 20, son dört ayında da yüzde 27 olarak ödemek zorunda bırakıyor.

 

 

ÖZGÜR EĞİTİM-SEN olarak defalarca gündeme taşıdığımız gibi vergi dilimi adaletsizliğinin sona erdirilmesini, 2017 Ocak ayı itibariyle vergi dilimi sabitlenen asgari ücretliler gibi tüm memurların da vergi diliminin yüzde 15 olarak sabitlenmesini veya ikinci dilimin 30 bin gibi makul bir seviyeye yükseltilmesini dile getiriyoruz. Ayrıca yapılacak zamların da vergi dilimi kaybı dikkate alınarak yapılmasını ve bu konudaki hak mağduriyetlerinin giderilmesini talep ediyoruz.

 

 

10.01.2018

Bekir BRİBİÇER

Özgür Eğitim-Sen MYK Üyesi

Küfür, Hakaret ve Rencide Edici Yorumlar Yayınlanmayacaktır.

Yorumlar


Diğer Haberler

Özgür Eğitim Sen hükümete soruyor
Yanlış Politikaların Mağduru Okul Yöneticileri Olmasın
Ali Aydın medya ve akademiyi değerlendirdi
Öğretmenler Gününü Kutlamıyoruz
Kürşat Bumin vefat etti
Genel Başkan Eğitim Gündemini Yorumladı
Önemli şeyler söylüyormuş gibi yapmak
Genel Başkan Andımız tartışmasını değerlendirdi
ANDIMIZ KARARI TÜRKİYE İÇİN SEVİYE KAYBIDIR
Kangren olmuş eğitim sistemi içinde kurtarılmış ada yoktur
RAHMETLE ANIYORUZ
Eğitim sadece teknik bilgi aktarımı değildir
Öğretmen niteliği böyle artmaz
Eğitimde Yüzüklerin Efendisi Sendromu egemen
Eğitim mevzusuna özen gösterilmiyor
Zorunlu Mesleki Çalışmalarla İlgili Eylem Kararımız
Genel Sekreter Ali Aydın Ankara Us Atölyesinde Konuştu
Yeni eğitim sezonunda da eski paradigma işbaşında
MEB’in ve YÖK’ün öğretmen yetiştirme sevdasına bir derkenar
Eğitimdeki memnuniyetsizliğimizde bir değişiklik yok
Yukarı