ÖZGÜR DUR ; KALBİN GENİŞLESİN !

O lisede yaşananlar ne ilkti ne de son olacak


| |

 

O Lisede yaşananlar ne ilkti ne son olacak!

Zorunlu eğitim sistemini düzeltemezsiniz, değiştirmelisiniz!

 

Çorlu Ahi Evran Mesleki ve Teknik Anadolu Lisesi’nde ders esnasında öğrencilerin öğretmene yaptıkları tacize varan davranışları içeren video, eğitim sistemimizin ne durumda olduğunu kamuoyuna bir kez daha ifşa etti. Defalarca yaptığımız ‘’Çoğu ortaöğretim kurumumuzda ders işlenemez durumda. Öğretmenler can güvenliği endişesiyle ve öğrencisinden korkarak derslerine girip çıkıyorlar’’ uyarıların görüntülü ispatı olan bu rezalet, tıkanan sistemin sorgulanmasını ve zorunlu eğitimin yol açtığı sonuçların masaya yatırılmasını sağlamalı. 

 

Bir çeşit kapatılma mekânı olarak işlev gören okulda, resmi ve gizli müfredatla belirlenmiş kural ve ritüeller merkeze alınarak öğrencilerin fiziksel-sosyal-psikolojik gelişimlerini hiçe sayan emir ve yasaklarla adeta öğrenciler cendereye alınıyor. Maalesef akademik bir başarı sağlanamadığı gibi asıl vahimi öğrencilerin şahsiyet sahibi olmalarını sağlayacak bir ilişki de geliştirilemiyor. Kendi istekleri dışında bir binaya kapatılan ve dört yılını burada geçirmeleri istenen liseli gençlerin ilgi ve istidatlarından dolayı değil sınav sisteminin yapısından dolayı bulundukları okulda oldukları unutulmamalıdır. Bu yüzden pek çoğu için dersin, okulun, başarının anlamsız görülmesi sürpriz değil! Bunun neticesinde öğrenciler çoğunlukla tepkili oldukları tüm bu uygulamaların temsil edicisi olarak kimi görüyorlarsa onu öfkelerinin muhatabı kılıyorlar. Maalesef bu da çoğunlukla sınıfta birebir muhatap oldukları öğretmen veya kendilerini disiplin altına almak isteyen okul yöneticileri oluyor.

 

Eğitim sistemimiz büyük bir açmazın içinde. Sadece sınav sonuçlarına bakarak değil sistemden çıkan insan kalitesini gözlemleyerek de anlayabiliyoruz. MEB’in ve eğitim kamuoyunun artık bu gerçekle yüzleşmesi zaruridir. Yaşananlar Ahi Evran Meslek Lisesi’ne özgü arızi, lokal bir durum değil. Birkaç öğretmenin kifayetsizliğinden veya üç beş velinin veremediği terbiyeden de kaynaklanmıyor. Genele yayılmış kapsamlı, sistemsel sorundan bahsediyoruz. Prestijli liselerimiz dışında Anadolu Liselerimizin de büyük çoğunluğu benzer durumları yaşıyor. Öğretmenler, her günü ‘’bugünü de kazasız-belasız atlattım’’ şükrüyle bitiriyor. Öğretmenlerin psikolojisini harap eden okul ortamı unutulmasın aynı zamanda bu tarz zorbalıklara maruz kalan okuma isteği olan öğrenciler için de problemli bir mekandır. TEOG sınavının kaldırılmasıyla birlikte nispeten sorunsuz okullar da benzer problemler için uygun mekanlardır artık.

 

Öğretmenin aşağılanması, taciz edilmesi, dövülmesi hatta öldürülmesi vakalarının normalleşiyor olmasının öğretmenliğin mesleki itibarının ve okulların kurumsal itibarının ayaklar altında olmasıyla ilgili olduğunun altını çiziyoruz. Bu ülkede hiç kimse hâkime veya savcıya görevi başında sesini bile çıkaramaz. Polise, askere dokunamazsınız bile. Fakat toplum nezdindeki saygınlığıyla fikir ve kültürün otorite merkezi olması gereken öğretmen, kendi kurumunda sistematik aşağılanmaya maruz bırakıldığı ve müdürünü memnun etmeye çalışan yetkisiz ve düşük ücretli bir bordroluya dönüştürüldüğü için öğrenci tarafından da her türlü muamelenin reva görüldüğü bir konuma düşürüldü. Mesleğe başlama sürecinden çalışma şartlarına, tabi tutulduğu ilişki biçiminden mali ve özlük haklarına, nöbet başta olmak üzere öğretmenlik mesleğiyle ilgisi olmayan angaryalara biteviye itibarsızlaştırılan öğretmenler, veli ve öğrenciden önce bağlı bulunduğu MEB tarafından bir değere layık görülmüyor. Okullarda sağlık, iş güvenliği, binaların fiziksel durumları hakkında inanılmaz detaylı çalışmalar yapılırken öğretmeninin can güvenliğini ve ruh sağlığını koruyamamak tüm o çalışmaların da anlamsızlaşmasına ve göstermelik kalmasına neden oluyor.

 

ÖZGÜR EĞİTİM-SEN olarak eğitim sistemimizin içinde bulunduğu içler acısı durumu ifşa eden bu olay vesilesiyle başta MEB olmak üzere tüm eğitim kamuoyunu ülkenin geleceğini düşünmeye davet ediyoruz. Öğrencisi tarafından kurşunlanan, darp edilen, alaya alınan, taciz edilen bu tarz öğretmen haberlerini teknik-lokal bir prosedür üzerinden hal edileceğini düşünmek, meseleyi araştırmak üzere müfettiş görevlendirerek sorunu çözeceğimizi düşünmek açıkça ilan ediyoruz ki meseleyi geçiştirmektir, sorunlar karşısında başını kuma gömmektir. Bu hadiseler memleketin her bir köşesinde eğitim pratiğimizin rutini olarak yaşanmaktadır. Kamuoyuna yansımadığı sürece sorun görülmeyen bu hadiseler, herkesçe bilinmektedir ki etraflıca el atılmayı beklemektedir. Zorunlu eğitimin kendisi ve öğretmenlik mesleğinin itibarı başta olmak üzere yapılanması, mekan tasarımı, zaman planlaması ve ilişki biçimiyle tüm maarif sistemimizin masaya yatırılması ve köklü sorgulamaları beraberinde getirmesi icap etmektedir. Yaşanan bu acı hadisenin buna vesile edilmesi için herkese sorumluluk düştüğünü tekraren kamuoyu ile paylaşıyoruz. 

 

O Lisede yaşananlar ne ilkti ne de son olacak!

Zorunlu eğitim sistemini düzeltemezsiniz, değiştirmelisiniz! 

 

11.02.2018

Bekir BİRBİÇER

Özgür Eğitim-Sen MYK Üyesi

 

Küfür, Hakaret ve Rencide Edici Yorumlar Yayınlanmayacaktır.

Yorumlar


Diğer Haberler

Nöbet Tutmama Eylemine Devam
SERBEST KIYAFET EYLEMİNİN ÖNCÜSÜ OLARAK EYLEME DEVAM EDİYORUZ
Ali Aydın Karar için Yazdı
Abdulbaki Değer Eğitim Üzerine Çarpıcı Tespitlerde Bulundu
Anlamsız gelenekleri sürdürmekten vazgeçmeliyiz
Çizmelerinizi çocukların boğazından çekin
Talimatla okunması istenen kitap ve bakanlığın garip ısrarı
Genel Başkan MEB Bakanının açıklamalarını değerlendirdi
Temel problemimiz ciddiyet
Yanlışlar yanlışla düzeltilemez
LGS Kaosunun Yaşanacağı belliydi
Genel Başkanımız Eğitim Gündemini Karar için Değerlendirdi
Eğitim Reformu Tartışmasına Giriş
15 Temmuzu anmak sistemi hak ve özgürlükler temelinde dönüştürmektir
Ali Aydın Gündemi Değerlendirdi
LGS Kaosu Devam Ediyor
Sendikamızdan Önemli Açıklama
Genel Başkan Gündemi Karar için değerlendirdi
Genel Sekreter Sivil Kuruluşların Çöküşünü Karar Gazetesinde Değerlendirdi
RAMAZAN BAYRAMINIZ KUTLU OLSUN
Yukarı